Şu an önümde ders programım bakıp duruyorum. Baktıkça bu dönem nasıl geçecek diye düşünüyorum. Cengiz babada çalıyor bir taraftan… 13 tane ders kolay değil. Ders programını hazırlarken neler çektim. O dersi oraya bu dersi şuraya… Eşekliğimiz tabiki, faiziyle geri döndü bukadar ders. Fakat şöyle bir düşünüyorumda bu derslerin hepsini verdim ve mezun oldum diyelim. Haziranda okuldan çıkışımı alıp kendi mesleğimle ilgili bir işin başına geçsem neler yapabilirim…

Öyle ya bu fakülteden mezun olan biri muhasebede, pazarlamada, yöneticilikte, finansmanda uzman biri (!). Bir şirketin başına geçip işleri tıkır tıkır yürütmesi lazım. 4 senesini verdi bu insan birde yönetemeyecek mi?

Bugün İİBF mezunlarına bakıyorumda, mezun olduktan sonra dil kurslarının, bilgisayarlı muhasebe kurslarının, dış ticaret kurslarının kapılarını aşındırıyorlar. Bu insanlara 4 sene boyunca ne öğretildi peki? Bu insanlara bunlar öğretildi de bunlar mı anlamadı. Eğer anlamadılarsa nasıl mezun oldular?

Biz İİBF’lilere teorikten başka bir şey öğretilmedi. Weber’e göre şu şöyle , Varyans şöyle hesaplanır, Örnekleme şöyle yapılır, Bilançoda şu kalemler yer alır…vs.Ben bunların öğretilmesine kesinlikle karşı değilim. Teorik bilgi elbette önemlidir. Fakat asıl olan pratiktir. İşletmeci yetiştiren bir fakültede ingilizce ders saatleri azaltılıyor, bilgisayarlı muhasebe seçmeli ders olarak gösteriliyor, idari hukuk dersine hiç yer verilmiyor ve 15 sene gösterilen türk dili ve tarih dersleri inatla müfredata koyuluyorsa burda bir sıkıntı var.

Yanlış anlaşılmasın Türk Dili ve Tarih dersleri elbette önemlidir. Ama sorun şu: bu dersler ilkokuldan beri okutuluyor ve öğrenci öss’de bu derslerden sınava giriyor ve bunları yaparak üniversiteyi kazanıyor. Yani öğrenci bu dersleri zaten biliyor. Biliyor ki üniversite okumaya hak kazanıyor. Üniversitede okutulan bu dersler öğrenciye ilkokuldan beri detaylıca anlatılıyor. Üniversitede ise bu dersler daha yüzeysel anlatılıyor.

Fakat ingilizce için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Tamam ingilizce dersi de ilkokuldan beri okutuluyor. Fakat öğrencinin üniversiteyi kazanması için ingilizce bir şart değil. Bilende geliyor bilmeyende. Doğal olarak bu dersin üniversitede okutulması çok normal.

Günümüzde iyi bir işletmeci olmanın olmazsa olmaz şartı yabancı dil. Normal şartlarda bir işletme mezunun ileri seviyede ingilizce bilmesi bunun yanında da 2. bir dili orta seviyede bilmesi lazımdır. Fakat mezun olan işletmecilere bakıyorum da çoğu ingilizcenin “i” sinden bir haber… İşletmeci yetiştiren bir fakülte neden bu olmazsa olmaz şartı yerine getirmiyor…

Deniliyorki eğitim sistemi en alt kademeden itibaren bozuk, komple düzeltilmesi lazım. Tamam bu adam ilkokulda, lisede ingilizce öğrenemediyse sen öğret. Benden öncekiler öğretmemiş ben neden öğreteyim diyorsun. Ama senden öncekiler Türk Dili ve Tarih derslerini öğretmiş sen neden birdaha öğretiyorsun.(Sadece üniversite öğrencilerinin değil tüm öğrencilerin Türk dili ve Tarihi dört dörtlük öğrendikleride bir yalandır neyse bu konuya hiç girmeyeyim. Ama en azından üniversiteye gelen öğrenci bu dersleri ingilizceden daha çok biliyor.)

Neyse sadece ingilizce yeterince öğretmiyor diye bir kurumu yerden yere vurmayalım :) Kursa, yurt dışına falan gider öğreniriz ingilizceyi.Ee ama ETA diye , SPSS diye bir program var, ileride kullanmak zorundayız bunları. Girdiğimiz sınavlarda Anayasa hukuku soruları çıkıyor önümüze, böyle bir dersimiz varda ben mi bilmiyorum? Hani bizden İdari Hakim oluyordu, İdari hukuku bilmiyoruz ki…

İİBF sağolsun temelleri atıyor, kalıpları çakıyor daha beton dökmeden kat çıkmadan bu bir bina artık diyor ve belgesini verip mezun ediyor. Betonu dökmeyi, kat çıkmayı, duvar örmeyi ve içini yapmayıda sana bırakıyorum diyor ve çekip gidiyor. Ya bari duvar örmeye kadar gelseydin. En azından bir işe yarardır…

“Öğrenci kendini geliştirmeli, öğrenci istemeli ve çabalamalı, herşey öğrencinin kendinde biter”. Bu sözlere diyebileceğim birşey yok eyvallah doğru sözler. Fakat sen öğrenciye asıl olanları vermeden bunu dersen öğrenciye zaman kaybettirirsin, bazısının şevkini kırarsın, kimisinide nefret ettirirsin… Sen sana düşeni yap gerisi öğrencinin keyfine kalmıştır. Dileyen iyi bir iş sahibi olur dileyen ekmeğe muhtaç olur. Senin üzerinde vebal olmaz. Sen yapabileceğin herşeyi yapmışındır çünkü.

Anlaşılan şu ki iyi bir işletmeci olmak için bize gereken minimum zaman 4+2 yıl. Bu mesleğin 4 yıl teorik 2 yıl pratik eğitim yılı var. Bu 2 senelik eğitim yılının maddi külfetide cabası… Belkide bu 4 senelik teorik eğitim için harcadığımız paranın daha fazlasını harcayacağız.Nediyeyim Allah içimizdeki eğitim şevkini kırmasın, Allah biran evvel işletmeci olmamızı nasip eylesin…

Selametle…