Uzun süredir ülkemizin gündemine oturan bir konu nükleer. Yapılırsa neler kazanırız yada kaybederiz yazıldı çizildi günlerce. Nükleer karşıtları Akkuyu için imza toplarken Nükleer destekçileri de sanal dünyada dernek bile kurdular. Erdoğan bu nükleer santral işini kafaya koydu, öyle yada böyle yapmaya başladı bu işi.

Açıkçası ben desteklemiyorum bu nükleer santralleri. Dayı-yeğen ilişkisinin yaygın olduğu ülkemizde bu tür santraller ne şekilde inşa edilir yada çalıştırılır açıkçası şüphem var. En ufak bir hata affetmeyen Nükleer Santrallerin ileride başımıza çok iş açacağı yönünde düşüncelerim var. Neyse… Ben sizlere nükleer enerjinin faydalarını yada zararlarını anlatmayacağım. Artık bunların neler olduğunu çoğu insan biliyor. Yada size bir iyilik yapayım bu siteden Nükleer Santraller hakkında detaylıca bilgi alabilirsiniz.

Gelişmiş ülkeler nükleer santrallerden dilleri yandıkları için alternatif enerji kaynakları ararken bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin “Nükleer Enerji” yi “hayat kurtarıcı” olarak görmesi ayrı bir muamma. Nükleer enerji konusunda yetişmiş elemanlarımız olmadığı gibi bu santralleri kimlerin nasıl denetleyeceği ayrı bir soru işareti.

Gerçekten Türkiye’nin elektirik talebi arttı mı? Mevcut kaynaklarımız çok mu yetersiz geliyor? Yada daha çevreci kaynaklar ile bu ihtiyaçlar karşılanamaz mı? Bunlara ne yazık ki hükümet hiç cevap veremedi. Akkuyu ne yazık ki siyasi bir karar…

İşin en ilginç yanı ise “bu milletin a… koyacağız” diyen birinin Akkuyu Nükleer enerji Santrali ihalesini almış olması. İsterseniz Mehmet Cengiz’in millete nasıl küfür ettiğini bir kez daha hatırlayalım.(bahsi geçen konuşma 9:24-9:36)

İşin bir diğer ilginç yanı ise Akkuyu Nükleer A.Ş’nin %75’i Rosatom adlı Rus şirketine ait. Bunun neresi ilginç diyorsanız Rosatom ile Çernobil’in ilişkisini araştırmanızı tavsiye ederim… Nükleer yandaşlarının “Akkuyu’da kesinlikle risk yoktur” söylemleride,Fukuşima kazasından önce Japon nükleer yandaşlarının “Risk milyonda 1 dir” söylemleriyle aynı bu arada…

Rus şirket ile yapılan anlaşmalrda iki tane önemli nokta gözüme çarptı.Birincisi Rus şirket kesinlikle payını satamayacak ve devredemeyecek;İkincisi ise Türkiye 15 Yıl boyunca elektirik alma sözü verecek…

Doğalgazda olduğu gibi artık elektirikte de Rusya’ya bağımlı hale geldik hadi gözümüz aydın.