Argo bir deyim vardır.Çok ta tasvip etmediğim bir deyim aslında ama seçim sonuçlarına bakınca AKP’ye denebilecek en anlamlı sözlerden biridir bu:”Yüz verme yetime döner koyar g..ne”.”Yetim ve Koymak” sözleri gerçekten anlamda anlaşılmasın sakın ha! “Yetim ve Koymak” sözlerini kullanarak neyi ifade ettiğimi anlamayan var ise yazımın sonunda anlayacaktır.

Yazımı biraz argo devam ettirmek zorundayım kusura bakmayın.Yukarıda dediğim “Yetim” acaba kime koydu? AKP’ye mi yoksa tüm ülkeye mi?Sinirlerime hakim olamadığım için sert yazdığımı anladığınızı umuyorum.İşin ucu herkese dokunuyor. Çünkü olan sadece AKP’ye değil hepimize, özellikle de Türk Milliyetçilerine oldu. Yetim’in kolundan birileri tuttu, palazlandırdı, başımıza bela etti. Şimdide faturayı kime keseceğini şaşırdı.

Öyle yada böyle bu bela hepimize geldi.Yazımın bundan sonraki kısımlarını objektif olarak değerlendirmenizi temenni ediyorum:

Sene 1999…Abdullah Öcalan öyle yada böyle yakalanarak ülkeye getirilirken uçakta söylediklerinden en çarpıcı sözler şunlardı:”Benim anamda Türk…Bu devlet için her türlü hizmeti yapmaya hazırım…”

Sonrası yani AKP döneminde söylediklerinden en çarpıcı sözler ise şunlardır:”AKP benim sayemde tek başına iktidar…Bağımsızlıktan vazgeçtiğimi söylüyorlar.Halbuki bağımsızlık için en uygun noktaya geldik bunu onlarda biliyor…Devlet artık bana Terorist başı diyemez…”

Sonuç olarak,Korkan bir APO’dan,talimat veren bir APO yaratıldı…

“Kürt sorunu yoktur PKK sorunu vardır. PKK sorunu masada çözülemez” denildi.Bunu diyenler hain ilan edildi.”Şehit cenazelerinden beslenen akbabalar”denildi. “APO kullanılarak PKK, Kürt halkının gözünde itibarsızlaştırılmalıdır.APO muhattap alındığı sürece PKK,Kürt halkının gözünde Halk Savaşçıları olarak görülmeye başlanacaktır” denildi.Ama dinlenmedi. Muhattap alındı.

“Taviz tavizi doğurur” denildi.”Herkes istediği dili konuşsun LAKİN bu ülkenin resmi dili TÜRKÇE’dir.En büyük örnek ABD’dir.Almanın almanca,İtalyanın italyanca konuştuğu fakat Resmi dili İngilizce olan ülke ABD’de bile böyle değil.Yapmayın!Bu ülkenin dili ile oynarsanız milleti ayrıştırırsınız…” denildi.Burunlarının dikine gittiler.

“Mehmetçiğe kurşun sıkanları affederseniz Şehit analarının yüzüne nasıl bakacaksınız?”denildi.Haburda PKK’lılara karşılanma düzenlendi.Yetmedi “Çadır Mahkemelerde” sözde yargılanma yapıldı,Affedildi.Kürt halkının içine geri gönderildi…Kürt halkının PKK sevgisi ve saygısı git gide arttı.

Oslo’da masaya oturuldu.Dolmabahçede masaya oturuldu.Hükümet bizlere ne konuştukları hakkında hiç bir bilgi vermedi. Ama PKK kürt halkına anlaştıkları konuları bir bir beyan etti.Kürt halkının gözünde PKK zafer kazandı…

Daha bir çok örnekler mevcut,ama yazdıkça sinirleniyorum.Sadece bu örneklere bakarak bile hükümetin “Çözüm Süreci” hayali ile nasıl bir canavar yarattığını görmemek için kör olmak gerek diye düşünüyorum.

İlk seçiminde %34,3 alan bir parti sonraki iki seçiminde %46,7 ve %49,8 almalarını yaptıkları iyi icraatlerine, özelliklede “Çözüm Sürecinin” mükemmeliğine bağladılar.Bizler doğudaki oylar ile verilen tavizleri ilişkilendirirken,onlar İFTİRA dediler, “Çözüm Sürecini sabote ediyorsunuz”dediler.

Vee öküz öldü artık…Ortaklıkta bitti…Doğudaki “emanet oylar” gerçek sahiplerine 7 Haziran günü gitti.Fatura ilk olarak CHP’ye kesildi.”CHP tabanı HDP’yi destekledi”denildi.CHP tabanındaki “uç nokta” diye tabir ettiğimiz komünizm sevdalıları ve “özgürlükçü”lerden bir çoğunun HDP’yi desteklediğine bende katılıyorum.Fakat bir sorun var:CHP’nin oy kaybı %1 bile değil.

Geçtik MHP’ye…MHP %3,5 lik bir oy artırımı gerçekleştidi birde.MHP’ye HDP’yi desteklediniz demek saçmalık oldu artık.

“Yeni seçmenler nerede onlar destekledi” de denildi. Haydi kaba taslak hesap ile HDP’nin %3’lük oyunun sahiplerini “yeni seçmenler” olarak bulduk.%10 nereden geldi?

AKP’nin %9 luk kayıp oyunun büyük kısmının HDP’ye gittiğini görmememiz için hiç bir neden yok demi?Şapkanızı önünüze alın bakalım şimdi. Düşünün biraz… Silip süpürdüğünüz Doğu ve Güneydoğu neden bu seçimde sırtını döndü size? Cevabı çok basit:”ÇÖZÜM SÜRECİ”.

Bomba patladı artık.Hepimize sıçradı.Sizin hatalarınız yüzünden bu ülkenin başına bunlar bela oldu…Siz hata yaptınız, ülkeyi kaosa sürüklediniz.Fakat şunu iyi bilin ki bizlerde bu kaosa çanak tutacak kadar HAYSİYETSİZ değiliz.

Bu projeniz başarısız olmuştur.Öncelikle bunu kabul etmelisiniz.Hatayı kabul etmek en büyük ERDEM’liklerdendir bilirsiniz. Hatayı kabul etmek yerine bazı kurmaylarınızın yaptığı “Haydi bakalım meydan sizin.Kurun CHP-MHP-HDP koalisyonunuzu…Bunu istiyordunuz…” açıklamalarına devam ederseniz, bu ülkeyi ateşten çıkamayacak hale sokarsınız.MHP’nin ve Sayın Devlet Bahçeli’nin siyasi hayatı boyunca “bölücülüğe” karşı takındığı tavırı,yaptığı icraatleri adınız gibi bilip, “Kurt Siyasetçilerinize” böyle açıklamalar yaptırmanız düştüğünüz durumun vahimiyetini açıkça belli etmektedir.Hele ki “Balon Ekonomi Politikanız” yüzünden,aylar öncesinden belli olan Dolar ve Euronun artışını, AKP’nin oy kaybına bağlamanız toplum tarafından hiç ama hiç inanılmayan bir YALAN haline geldi.Artık siyasi çıkar uğruna sataşmayın!Hatanızı kabul edin!

Bu cenaze hepimizin…Bir şekilde kaldırmak zorundayız.Benim bu süreçte AKP’nin takınması gerektiğine inandığım tavrı şu şekilde:

  1. Her nekadar sayısal olarak verilerde 1.parti olarak gözükse de bu seçimin mağlubu AKP’dir.Bunun kabul edilmesi gereklidir.
  2. HDP’nin yapmış olduğu sıçramanın en büyük sebebinin kendileri olduğunu kabul etmeleri gerekmektedir.
  3. Cumhurbaşkanlığı makamını ile AKP Genel Başkanlığı makamının kesin olarak ayrılmasını sağlamalıdır.
  4. Cumhurbaşkanlığı makamının “Anayasal Çizgide” olması gerektiğine inandıklarını halka ve Cumhurbaşkanı’na açıkça beyan etmeli ve beyanlarının arkasında durmalıdırlar.
  5. Yeni fikirlere açık olmalıdır.CHP ve MHP’nin süreç hakkındaki görüşlerini önemsemeli ve önemsediğini belli etmeleri gereklidir.
  6. CHP ve MHP seçmenini muhattap almalı, AKP-CHP-MHP seçmeni arasında çıkabilecek kutuplaşmaları engelleyecek çalışmalar yapmalıdır.
  7. PKK sorununun sadece MHP yada sadece CHP ile değilde her iki partinin fikirleri ile çözülebileceğine inanmalı ve bu konuda adımlar atmalıdır.
  8. Oluşabilecek koalisyon olasılıklarını AKP-CHP , AKP-MHP ve AKP-CHP-MHP olarak görmeli HDP’yi kesinlikle koalisyon dışında tutmalı, çalışmalarını bu yönde yapmalıdır.
  9. Oluşabilecek koalisyonlarda diğer parti yada partilerin “Alanında Uzman” vekillerine bakanlıklarda yer verip her 3 siyasi partininde ülkenin çıkarları doğrultusunda çalışmalarına olanak sağlaması gerekmektedir.
  10. “Yolsuzluk ve Rüşvet” batağına bulaşmış partililerini elleri ile ayıklayıp, yargılanmaları konusunda ellerinden gelen yardımı yapmaları gerekmektedir.

Uzun lafın kısası artık uyanmaları gerekmektedir. Gençlik kollarından Kurmaylarına kadar her partilinin gördüğü yanlışı açıkla “Yanlış” olarak ifade etmesi ve bundan rahatsızlık duyduklarına dile getirmeleri gerekmektedir.

Haydi cenazeyi kaldıralım,buyurun…Atın adımınızı.Kuru kuru delikanlılık yapmayın hadi buyrun.Bu milletin başındaki belayı canla başla çalışarak def ederseniz, bu millet sizi saygı ile yad eder biliyorsunuz.Ama hala “Biz yaparız,biz biliriz…” derseniz yada sözde Kurt, aslında çakal olan siyasetçilerinizin peşine takılırsanız, Türk Siyasi Tarihi kara sayfalarındaki yerinizi bu millet eninde sonunda size gösterecektir. Göstermek ile kalmayıp bu yarattığınız canavarın ve bugüne kadar yaptığınız her yanlışın hesabını da elbet sizden soracaktır…

Selametle…